Warning: ob_start(): second array member is not a valid method in /home/turanyay/public_html/mainfile.php on line 86
Turan Yay's Homepage - Content

Welcome to Turan Yay's Homepage
  

THE ECONOMIC POINT OF VIEW - IKTISADI BAKIS - PROF. DR. TURAN YAY KISISEL WEB SITESI - www.turanyay.org

Modules
  • Ana Sayfa
  • Anketler
  • Arastir
  • AutoTheme
  • Haberler
  • Icerik
  • Konular
  • SSS
  • Top 10
  • Yayinlar/CV


  • Kitaplarim
    Kitaplarım



    T. YAY, 1993,
    F.A. Hayek'te
    İktisadi Düşünce:
    Hayek ve Keynes/
    Keynesciler Tartışması
    ,
    Bursa:Ezgi
    (Tükendi)

    *******************



    T.YAY - G.G. YAY, 2000,
    İktisat Yazıları:
    Metodoloji, Düşünce,
    Politika, İstanbul:Beta
    (Tükendi)

    *******************

    ******************


    T.YAY (v.d.), 2005,
    Doğu Anadolu
    Turizm Odaklı
    Bölgesel Kalkınma
    Projesi ve
    Kış Olimpiyatları
    Araştırması,

    İstanbul:İTO
    (tam-metin)

    ****************


    SOZLUK
    Sözlük


    Güncel Türkçe Sözlük



    Osmanlıca-Türkçe Sözlük


    İngilizce-Türkçe-Sözlük
    Türkçe-İngilizce Sözlük


    İktisat Terimleri Sözlüğü

    Ekonometri Terimleri
    Karşılıklar Kılavuzu


    Bilim ve Sanat
    Terimleri Ana Sözlüğü


    ISTANBUL
    "İstanbulu sevmezse gönül,
                          aşkı ne anlar"

    Sinema  Tiyatro      Hobi

    Ulaşım      Bilet       Hava


    Finansal Piyasalar
    Finansal Piyasalar


    İş Yatırım

    FinansOnline

    Yatırım Finansman





    Hukuk ve Ekonomi
    Hukuk ve Ekonomi




    Law and Economics page
    of Wikipedia


    Encyclopedia of
    Law &Economics

    (Edward Elgar)



    Harvard Law School
    Discussion Papers


    Erasmus Law&Economics
    Review


    E.J.Howell & S.Gkantinis
    "Markets as Regulator:
    A Survey
    "

    L.Kaplow - S.Shavell
    Economic Analysis of Law

    R.Cooter and T.Ulen
    Introduction to
    Law and Economics


    David D.Friedman
    "Law and Economics"


    Ludwig Van den Hauwe
    "Constitutional Economics"

    Yeni Anayasa Taslakları

    Turan Yay
    Yeni Anayasa ve
    Tartışmanın Önemi
     

    Yıldız Teknik Üniversitesi'nde
    "YENİ ANAYASA"  PANELİ


    YENI KESIFLER
    YEPYENİ BİR KEŞİF:
    BOOK
    DUYMAYANLAR BURAYI TIKLASIN



      
    Yeni Anayasa ve Tartismanin Onemi




    TURAN YAY


    Toplumsal bilimlerin temel işlevlerinden biri de, dışardan bakanlar için, basit, değil çözülememesi sorun olması bile şaşırtıcı olan, ama içinde yaşayanlar için bir türlü çözülemeyen, yıllarca süren karmaşık bir toplumsal soruna dönüşen  “toplumsal olgular”ın  açıklanmasına ve çözümüne yardımcı olmaktır. Görülen o ki, sağduyulu insanların Türkiye için artık geride kalması gerektiğini düşündüğü ve dilediği iki toplumsal olguyla, bir yandan türban ve mahalle baskısı tartışmalarımızla, diğer yanda silahların ve bombaların patladığı ve insanların öldüğü Kürt sorunumuzla birlikte Yeni Anayasa tartışmalarına gireceğiz.


    Baştan şunun altını çizmek lazım: bir anayasa ne kadar iyi tasarlanırsa tasarlansın, ne toplumun tüm sorunlarını çözebilir ne de siyasal istikrarı garanti eder. Anayasanın toplumsal yarar sağlamasının olmazsa-olmaz koşulu, her şeyden önce toplumu oluşturan insanların (Türkiye Cümhuriyeti vatandaşı olan her kesim ve kişinin)  barış içinde bir arada yaşama konusunda anlaşmalarıdır. Ancak bu fikir birliği sağlandığı takdirdedir ki,  anayasalar; bireylerin özgürlüklerini ve refahlarını artırma fırsatını yakalamaları, toplumda varolan çelişkilerin barış içinde çözülmesini sağlayacak süreçlerin yaratılması, başta hukukun üstünlüğü olmak üzere toplumsal (siyasal ve ekonomik) sistemin etkin ve adil bir şekilde işlemesi için gerekli kurumsal çerçevenin oluşturulması gibi, önemli yararlar sağlayabilirler.


    Bir toplumsal sistemin hukuksal ve kurumsal çerçevesi olarak anayasaların önemi, toplumun müşevvik sistemini (society’s incentive system) belirlemesinden kaynaklanmaktadır. İyi tasarlanmamış, yetersiz/tatmin edici olmayan kurumsal düzenlemeler, doğrudan ya da dolaylı olarak toplumun refah artışına ket vurabileceği gibi, siyasal/toplumsal istikrarsızlıklara/ huzursuzluklara da yol açabilir. Bu nedenle Anayasada büyük ölçekli değişiklikler yapmak, son derece ciddi, insanoğlunun yüzyıllardır peşinde koştuğu “daha iyi bir toplumsal düzen” arayışına ülkemiz bağlamında bir yanıt oluşturmak anlamına geliyor. Bu ise, iyi bir toplumsal mühendislik becerisini, bir mekanizma (kurum) tasarımını (mechanism design) ve bu tasarım sürecinin iyi yönetilmesini  gerektiriyor.


    Elimizde henüz, yalnızca beş hukukçu-bilim adamının gazetelere yansımış “önerisi”, bir anlamda onların kişisel “daha iyi bir toplumsal düzen önerisi” var. Başbakanın söylediği gibi açıklanacak  “anayasa önerisinin” yalnızca hükümetin değil, “tüm toplumun anayasası” olabilmesi için hükümete önemli rol düşüyor. Hükümetin, bilim adamlarının fikrini (önerisini) aynen benimsememesi, bir anlamda onların fikrini değil, bilgisini alarak kendi fikrini(önerisini) oluşturması ne kadar normalse,  hükümetten de beklenen, kendi “daha iyi düzen idealini” topluma açıklaması ve bu konuda “vatandaşların daha iyi düzen ideallerinin” bilgisini toplayarak tasarıya son halinin verilmesine ortam hazırlamasıdır.


    Bilindiği gibi demokrasi formel olarak bir oyçokluğu rejimi. Ve oy çokluğu rejiminde, iktisatçı ve siyaset bilimcilerin bildiği üzere, teorik olarak rasyonel bireylerin tercihlerinin rasyonel toplumsal tercihe dönüştürülmesi sanıldığı kadar basit bir mesele değil. Olağan siyasal katılma sürecinde birey ya da çıkar gruplarının kendi arzu ve çıkarlarını gerçekleştirebilme çabaları, nihayetinde “sıfır toplamlı bir stratejik oyun”a benzer ve oyçokluğu ilkesinin niteliği gereği sonuçta, bir dahaki seçimde değişme olasılığı olmak üzere kazananlar ve kaybedenler belirlenir. “Oyunun kuralları” olarak Anayasanın uzun süreli ve herkes için  geçerli olması ise, pozitif toplamlı bir sonuç verecek oy birliği kuralı ile mümkündür.   


    İşin teorik yanı bir yana, Anayasa değişiklikleri son kertede oyçokluğu [ilkin nitelikli parlamento çoğunluğu, ardından referandumla, halkoyu çoğunluğu (Madde 175)] ilkesi ile karara bağlanacağından, ortaya çıkacak anayasanın somut yaşamda uzun soluklu ve uygulanabilir olması; öncelikle vatandaşlarca “daha özgür”, “daha güvenli”, “daha zengin”, “daha adil” (ya da hepsini içeren) bir toplumsal düzende yaşama arzusu/güdüsü (incentives) ile benimsenmesi anlamına geliyor. Bunu sağlamanın yolu ise,  hükümetin toplumun her kesimi ile işbirliği içinde, yeterli ve sağlıklı bir “anayasa tartışma ortamı” yaratması ve yönetmesinden geçiyor.    



    Türkiye’nin gerçek anlamda 21. yüzyıla girmesi, toplumsal kalkınma sürecinde eşik atlaması, bugünden yarına olacak bir şey değil; zaman ve emek gerektiriyor.   Anayasa tartışmaları da bu sürecin bir parçası, bir fırsat olarak değerlendirilmeli: Toplumda tüm kişi, kurum ve kuruluşlar; bilgi ve fikirlerini, sağduyu ve samimiyetle ortaya koymalı, bu toprağın insanının refah ve huzurunun, silahla, çatışmayla, ayrımcılıkla değil, karşılıklı güven, barış ve dayanışma ile, herkes için haklar ve özgürlükler temelinde sağlanabileceğini kanıtlamaya omuz vermelidir.


    Anayasa tartışmaları; hafızalarımızı tazelemeyi (bu topraktaki insanların birlikteliklerinin son 20-25 yıldan ibaret olmadığını, yüzyılların gerisine uzandığını hatırlamayı) ve miyop gözlüklerimizi çıkarmayı (yapılan tartışmaların uzun soluklu, gelecek nesiller için yapıldığının bilincinde olmayı), elbirliği ile ortak akıl geliştirmeyi, “kimseyi kovmadan” insanı insan yapan şeyi, “oturup konuşmayı” gerektiriyor. Anayasada yapılacak tek bir sözcük değişimi bile milyonlarca insanı etkileyeceğinden, tartışmayı, toplumda gereksiz gerginlik yaratacak bir iki konuya kilitlememe, her maddesini ayrıntılı bir şekilde tartışabilme demokratik olgunluğunu gösterebilmeliyiz. Bu bağlamda Anayasa taslağının ekonomik maddelerine bakınca, 1982 Anayasası’nın ilgili maddelerinin neredeyse hiç dokunulmadan benimsendiğini ve bu maddelere iktisatçı elinin hiç değmediği anlaşılıyor.


    Anayasa taslağının –bir sonraki yazıda yapacağım- iktisadi maddelerinin eleştirisi, “tartışma”nın öneminin vurgulanması ile  başlamalı diye düşünüyorum.

    15 Ocak 2008









    Copyright © Turan Yay's Homepage Tüm hakları saklıdır.

    Yayınlanma:: 2008-01-17 (9316 okuma)

    [ Geri Dön ]
    © 2007 by Turan YAY

    PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
    Sayfa Üretimi: 0.10 Saniye